>>>Amerika’nın fethi
Foto: K. Ciappa for Visit Philadelphia™

Amerika’nın fethi

Rocky Balboa, Al Capone, ‘cheesesteak’ veya Benjamin Franklin, UNESCO tarafından İnsanlık Mirası olarak ilan edilen ilk Amerikan kenti ve Pensilvanya eyaletinin megalopolisi olan Philadelphia’nın enerjisini tanımlarlar.
Independence Hall anahtar olmuştur. Bu tanınmaya ulaşmak için, bir kentin UNESCO tarafından listeye alınmış en azından bir anıta sahip olması gerekir. Bu gereksinimi Philadelphia 1979 yılından beri, 1776 yılında Amerikan demokrasisini kurucularının Bağımsızlık Bildirgesi’ni imzaladıkları, efsanevi kırmızı tuğlalı bina sayesinde yerine getirmektedir. Binanın aynı duvarları 1787 yılında, George Washington başkanken, Amerika Anayasa’sının tartışılmasına ve sonrasında da imzalanmasına şahit olmuştur. Independence Hall Amerika Birleşik Devletlerinin beşiği kabul edilir.
Philadelphia Museum of Art’ın merdivenlerinin yukarısında Rocky’nin bronzdan ayak izleri bulunur.
FOTOĞRAF: G. Widman for Visit Philadelphia™

UNESCO olarak adlandırılmanın önemi

Global Philadelphia’nın yaptığı bir araştırmaya göre, Dünyanın Mirası olarak tanınma kentte uluslararası turizmi yıllık olarak en azından %10 ve yerel turizmi ise %2 artıracağı ve bunun da ilaveten 250 milyon girdi anlamına geleceğini belirtilmektedir.

Fakat Philadelphia sadece geçmişi değildir. Ülkenin kuzeydoğusunda, New York ile Washington D.C.gibi iki mastodontun arasında bulunur ve gökdelenlerle dolu, 18, yüzyıldan kalma evler ve ağaçlar ve müzelerle dolu arterler ve hoş bir orografi sunan bir yerdedir. Aynı zamanda Delaware nehri üzerinde önemli bir sanayi limanı olduğu gibi, tarihi ve modernliği dinamizm ve güzellikleri ile birbirlerine karışmaktadır.
Gezegenimizin en ünlü 72 basamaklı merdiveni buradadır, Sylvester Stalone’nin Rocky rolünde antreman yaparken koşarak çıktığı ve Philadelphia Museum of Art’ın güney cephesine ulaşan merdivenler. Veya Al Capone’nin egzotik İran halıları, bir yazıhane, vals ritimlerinin çaldığı bir radyo ve sayısız yağlıboya resim arasında sekiz ay hapis yattığı Fairmont Bulvarı Doğu Cezaevi’nin (Eastern State Penitentiary) görkemli hücresi.
Al Capone’nin 1929 ile 1930 arasında hapis yattığı hücre.
FOTOĞRAF: M. Fischetti for VISIT PHILADELPHIA®

Geçmişe dönüş

Amerika Birleşik Devletlerinde 18 ve 19. Yüzyıllara ait evlerin en çok yoğunlaştığı yer Philadelphia’da, Penn’s Landing’in batısında bulunan Society Hill’dir. Georgia ve koloni tarzı çok iyi muhafaza edilmiş dizi dizi konutlardan oluşan çok güzel bir mahalle söz konusudur.

Philadelphia devamlı sanatsal patlama yaşar. Sürekli koleksiyonları haricinde –Rodin’in Fransa dışında bulunan en fazla sayıda eseri dahildir-, 2016 yılında Picasso, Matisse veya Modigliani’nin eserleri sergilenmesi söz konusu. Bu sergi İspanyol ustanın ve etkilerinden meydana gelen, Birinci Dünya Savaşı sıralarında gerçekleştirilen 50’den fazla eserin bir araya toplanması ile gerçekleştirilecektir (The Barnes Foundation, 21 Şubat 9 Mayıs arası). Bunun yanında Meksika’nın ‘Üç Büyüğü’ olan Diego Rivera, José Clemente Orozco veya David Alfaro Siquieros’un ‘Devrim Resimleri’ Philadelphia Museum of Art’ta Ekim 2016 ile Ocak 2017 tarihleri arasında ziyaret edilebilecektir.
2015 yılında 1930 yılında yaratılan ‘cheesesteak’e yönelik ilk festival kutlanmıştır.
FOTOĞRAF: R. Kennedy for VISIT PHILADELPHIA®
Gastronomi konusuna gelince, Philadelphia donut ve ‘cheesesteak’in yeridir. Birincisi buraya 17. Yüzyılda gelen Hollandalıların bir yeniliği olmuş ve Amerikan kahvaltılarının yeri tutulmaz baştan çıkarıcısına dönüşmüştür. İkincisi bölgenin sokakta ayaküstü yenen öğle yemeklerinin gastronomi imzasıdır. İçerisinde küçük şeritler halinde etin ve eritilmiş peynirin bulunduğu bir sandviçtir, ve bunun tapınağı John’s Roast Pork’dur (14 Snyder Avenue).
William Penn kardeş sevgisi kenti olarak vaftiz ettiği -“philos” (sevgi) ve “adelphos” (kardeş) anlamına gelir- bu kentte görülecek bir yığın yer vardır. Özgürlük Çanı, Benjamin Franklin’in evi, Merkez Bankası, halkça ilk Amerikan bayrağını diken kadın olarak kabul edilen Betsy Ross’un evi ve hatta Amerika Futbol Kupası maçları, 2016 yılında dolu dolu bir deneyimi tamamlarlar.

İlişkili makaleler

Gideceğimiz yer cehennem

Afrika’nın Boynuzunda, Danakil çöküntüsü gezegenin en sıcak noktalarından biridir. Yaklaşık 60.000 nüfusu ile, onu gezmeye cesaret edenlerin sayısı bunun çok...

Normal olmayan randevular

Ted Mosby’den daha romantikseniz ve ‘How I Met Your Mother’ tarzı ve çocuklarınıza anlatmaya değer bir randevu istiyorsanız, aşağıdaki fikirleri...

Kolmanskop’u yutan çöl

Topraklarında sakladığı elmaslar sayesinde 20. Yüzyılın ilk yarısında en şaşaalı dönemini yaşadı. Günümüzde Namibya’daki Komanskop kumlar tarafından yutulmuş hayalet bir...

Kitaplardan yapılmış köyler

E-book’un kağıdı yok edeceğine dair kıyametsel tahminler gerçekleşmekten oldukça uzak görülüyor. Elektronik frene basıyor ve geleneksel kitaplar kilometrelerce mekan bulmaktalar....