>>>Lalibela: Etiyopya’nın Kudüs’ü
FOTOĞRAF: Anton_Ivanov / Shutterstock

Lalibela: Etiyopya’nın Kudüs’ü

Lasta dağlarında, Afrika zemininde Kutsal Topraklara benzetmek amacı ile volkanik kayaların oyulması ile yapılan tapınakların olduğu manastır kent Lalibela gizlenir.
U
Koyu tenli ve beyaz bir tunik giyinmiş, elinde İncil bir keşiş dağa kazılmış kırmızımsı bir mağaradan çıkar. Etiyopya’nın kuzeyinde gün doğmakta ve inzivaya çekilmiş din adamı, arkada dini şarkılar duyulurken, ilk güneş ışınlarının ısısı altına kutsal metinleri okumaya başlar. Lalibela’nın onbir kilisesinde onlarca rahip, ayin sırasında secde etmiş ve sonrasında sütunları kucaklayan ve duvarları öpen, kendilerini kaptırmış inanç sahibi insanlar karşısında, her gün ortodoks ayinler düzenlerler. Başkent Addis Abeba’ya 340 kilometre mesafede bulunan bir manastırlar grubunu oluşturan Lalibela’nın onbir kilisesi, zemin seviyesinin altına, direk olarak dağların kayaları yontularak yapılmıştır.
Tapınaklar, yapımları bir gizemden öteye gidemeyen diğer eski anıtlar gibi, harç kullanılmadan yükseltilmişlerdir.
FOTOĞRAF: Pecal rateau / Shutterstock

Tüm bir kilisenin vaftizi

Lalibela’nın büyük günü, İsa’nın Ürdün nehrinde vaftiz edilmesi anısına yapılan ‘Tikmat’, epifania, 19 ocaktır. Beyazlar giyinmiş binlerce dindar kişi kutlamaya ve kırmızımsı anıtlar ve dini şarkılar arasında toplu vaftiz törenine katılırlar.

Yer o kadar şaşırtıcı ki, Portekizli rahip Francisco Alvarez 1521 yılında burayı ziyaret ettiğinde, kendisine inanmıyacakları korkusundan görkemini anlatmaya cesaret edememiştir. ‘Prester John of the Indies’ anlatımında itiraf eder: “Bu harikaları yazmaktan yoruluyordum, çünkü beni sahtekarlıkla suçlayacaklar zannediyordum…”.
Etiyopya ortodoks hrıstiyanlığının bu kutsal toprakları müslümanların Kudüs’ü almalarına cevap şeklinde, bu kentin sembolik temsili olarak Lalibela kral Gebre Mesqel tarafından tasarlanmıştır. Tapınaklar denizden 2.630 metre yükseklikte ve on metreden fazla yükseklikte olmak üzere 1200’lü yıllar civarında dağın kayaları oyularak yapılmıştır.
Lalibela kralı Etiyopya kilisesi tarafından aziz ilan edilmiştir.
FOTOĞRAF: Anton_Ivanov / Shutterstock.com
Manastırlar kentinin geri kalan kısımları gibi, kayalar oyularak yapılan Yordanos Kanalı Lalibela’yı Ürdün Nehrinin Kudüs’ü böldüğü gibi iki kilise grubuna böler. Kuzey kısmında dünyanın en büyük monolitik kilisesi olan Biete Medhani Alem, ‘Dünya Kurtarıcısının evi’, dikkatleri üzerine çeker. Sion’daki Aziz Meryem katedralinin bir kopyasıdır, daha önce Etiyopya’nın dini kenti olan Aksum’da idi, ve müslüman istilacılar tarafından 1535 yılında yıkılmıştı.
Kiliselerin zemin seviyesinin altında ‘gizli’ olmalarının nedeni, o dönemde çok sık olan müslüman istilalarını önlemek olabilir.
FOTOĞRAF: Anton_Ivanov / Shutterstock.com
Lalibela’ya gelenler harfiyen anıtların üzerinde bulunana kadar bir şey görmezler. Kiliseler birden direk olarak, temel olarak veya bir veya daha fazla yanının bağlı olduğu taşlardan fışkırırlar, daima zemin seviyesinin altından bahsediyoruz. Tapınakların altında, daha da derinliklerde, onbir kilisenin onunu birbirleri ile bağlayan geçitler, tüneller ve mağaralardan oluşan karanlık bir labirent mevcuttur.
Kiliselerin bazılarının duvarlarını örten resimler, gözle görülür çatlakların aksine, artık hemen hemen görünmez olmuşlardır. İnsanlar kiliselere girdiklerinde çıplak duvarlar ve karanlık alanlar, belki İncil’i okuyan bazı rahiplerin tuttuğu titrek mum ışığı ile aydınlanmış bölümlerle karşılaşırlar.
Lalibela’nın yapım süreci hala bir sırdır. On metre derinliğe kadar dağın içini ‘boşaltmak’, ayakta devasa bloklar bırakmak, ve daha sonra bunları oymak ve kesmek kolay bir iş değil, eğer bu 12. yüzyılda yapılmışsa daha da zor tabi. Efsane, meleklerin yapımda yardımcı olduklarını söyler; gün boyunca, muhtemelen esir, işçilerle omuz omuza çalışıyor, ve gece gün boyunca yaptıklarının iki mislini gerçekleştiriyorlardı.
Belkide, yalancı olarak itham edileceği korkusu ile, rahip bu Afrika Kudüs’ünden bahsederken meleklerin katkısını kendisine sakladığı detaylardan birini oluşturmuştur.

İlişkili makaleler

Gideceğimiz yer cehennem

Afrika’nın Boynuzunda, Danakil çöküntüsü gezegenin en sıcak noktalarından biridir. Yaklaşık 60.000 nüfusu ile, onu gezmeye cesaret edenlerin sayısı bunun çok...

Beş yıldızlı raylar

Bu kadar açık hiç olmadı: varılacak yer değil aksine alınacak yol önemli. Ayrıca eğer sizi dünyanın en seçkin trenlerinde taşıyorlarsa...

Ahşap kiliseler adası

Rusya’da, Onega gölünün kuzeyinde Kizhi adasındaki ahşaptan tapınak ve evler zaman, iklim ve tarihe karşı mücadelesini kazanmış.

Bana nasıl olduğunuzu söyleyin ve parkınızın hangisi olduğunu söyleyeyim

Amerika Birleşik Devletlerinin Milli Parklar Hizmeti 100 yılını doldurdu. Koruması altındaki 58 parktan bazılarını ziyaret etmek için daha iyi bir...