Münih

Sanat duygusu

Bavyera’nın başkentinde sizi aşırı sanatsal bir doz bekliyor. Avrupa kültür ve sanatının kalbine doğru bizi takip edin.

Münih’i sadece biraya bağlamak bir paradoksdan ileri gitmez. Her 17.500 kişisi için bir müze ve her 5.600 kişi için bir yayınevi mevcut. İşadamı Niels Jäger, otele ve, son inisiyatiflerden biri olan The Flushing Meadows barına gitmeden önce, “Münih nispeten küçük bir kenttir, fakat restoran, kulüp, butik ve müze seçerken sayılarının ne kadar fazla olduğuna şaşırıyorsunuz” diyor. Bu bar kentin moda yerlerinden biri ve hareketli ve yaratıcı Glockenbach mahallesinde dönüşüme uğramış eski bir endüstriyel binada bulunuyor. Haus der Kunts müzesindeki Goldene Bar gibi. Sanat burada moda.

Jüdisches Museum

Her 17.500 kişisi için bir müze ve her 5.600 kişi için bir yayınevi mevcut.

Jäger’in üstüne bastığı gibi, Almanya’nın nüfusu en fazla olan üçüncü kentinde 80 müze bulunmakta. 2013 yılında tekrardan açılan Lenbachaus en çok dikkati çekenlerden biri. Der blaue reiter (Mavi süvari) grubunun ünlü eserlerinin sergilendiği ressam Franz von Lenbach’a ait köşkün büyütülmesi tasarımı mimar Norman Foster’in imzasını taşır. Şehirdeki bu sanatsal hareket, eğitim aldıkları Münih Sanat Akademisinin eğitim şeklini bozmak arzusundaki Kandinsky ve Franz Marc çevresinde, 19. Yüzyılın başlarında doğar.

Stadt Museum

Bavyera eyaletinin başkenti ayrıca Brandhorst Müzesinde Amerikalı Cy Twombly’nin 170 eserini barındırır. Udo ve Annete Brandhorst’un özel koleksiyonları Maxvorstadt mahallesinde Sauerbruch Hutton tarafından tasarlanmış dikkat çekici binada lüks bir korumaya sahiptir. Kunstareal (Sanat İlçesi) olarak tanınan bölgede, özellikle Türkenstrasse ve Theresienstrasse sokaklarında olmak üzere birçok restoran vardır. Adını Alte Pinakothek, Neue Pinakothek gibi sanat galeri ve okulları, müzelere ve Königsplatz civarında birçok neoklasik binalara dağılmış eski sanat (Yunan, Roma ve Mısır) koleksiyonlarına yakın olmasına borçludur. Almanya’nın en büyük çağdaş sanat merkezi de burada bulunuyor. Pinakothek der Moderne’nin sürekli koleksiyonuna otomobilden mobilya veya beyaz eşyaya kadar endüstriyel tasarımın tarihi ile ilgili ikonlaşmış nesneler sergisi de dahildir.

Oktoberfest

Bavyera’da bira resmen yemek olarak kabul edilir. Yaklaşık 60 ‘beer garten’ veya Augustiner Bräu, Hofbräu, Lövenbräu, Hacker-Pschorr Bräu, Spaten-Franziskaner Bräu ve Paulaner Brauerei gibi yerel marka biraların servis yapıldığı açık hava birahanesi mevcuttur. Bu markalar her yıl düzenlenen Oktoberfest Festivali boyunca kurulan çadırlarda da dağıtılır. Bu tarihlerde kenti altı milyon insan ziyaret eder. Gerçekte Hofbräu Haus gibi birahanelerde bayram havasının keyfini tüm yıl boyunca çıkarmak mümkündür. İçkiye eşlik etmek için en tipik olanı tatlı hardallı beyaz sosisler ve kurdele şeklinde tuzlı ekmek olan, pretsels’lerdir.

Buna rağmen BMW müzesinden bahsetmeden otomobil tasarımından bahsedemeyiz. Otomobil markasının galerisinde prototiplerden tarihi modellere kadar parçalar sergilenmekte. Lüks markadaki deneyim COOP HIMMELB (L) AU stüdyosunun imzasını taşıyan yakında piyasaya çıkacak olan BMW Welt ile tamamlanıyor. Müşteri hizmetlerine yönelik bu dikkatleri üzerinde toplayan cam bina, piyasaya çıkan son modellerin denenmesine ve Esszimmer adlı iki Michelin yıldızlı restoranının keyfinin çıkarılmasına imkan sağlar. BMW kompleksi, 1972 Olimpiyat Oyunlarının yerleşkesi olan Olympiapark bölgesinde bulunur. Meşhur Allianz Arena’da buraya çok yakındır. Ününü mimar Jaques Herzog ve mimar Pierre de Meuron tarafından tasarlanmış olmasına değil, F.C. Bayern’nin stadı olmasına borçludur.

Städtische Galerie in Lenbachhaus

Kentin müze zenginliği Bavyera düklüğü ve krallığına bir yüzyıl boyunca hükmeden Wittelsbach hanedanı ile başlar. Kentte bıraktıkları bellibaşlı miraslar arasında Residenz ve Nymphenburg saray-müzeleri ve kentin içine yaptırdığı Englischen Garten parkıdır. Yine kente klasik ve asil görünüş veren Roma ve Yunan sanatından esinlenilmiş sayısız yapılar da katkıda bulunmakta bu mirasa.

Múnich

Import Export, Muffatwerk veya Kultfabrik gibi eski endüstriyel tesisler günümüzde farklı tarzda konserlerle, çarşılarla, tiyatro eserleriyle, sergilerle, şiir resitalleriyle...

Endüstriyel sektörde servet sahibi olanlar ve büyük şirketler önemli sanat koleksiyonları ve Münihlilerin haftada bir ücretsiz girmeleri için bazı müzeleri sübvanse ederek bayrağı devralmışlardır. “Münih’in fakir fakat seksi Berlin karşısında endüstriyel ve zengin olduğu söyleniyor. Münih’in daha klasik olduğu doğru, fakat modernliğin cazibesine sahiptir” şeklinde görüşünü bildiriyor Jordi Orts. Gazeteci ve turistik rehber olan bu şahış, sadece %4 işsizlik oranına sahip bu kentte yaşayan %22 yabancı nüfusuna aittir.

‘Bella’ Italia

Münih İtalya’ya sadece 275 km mesafededir. Halk arasında en kuzeydeki İtalyan şehri olarak tanınır. Bu sadece kentte önemli bir İtalyan topluluğunun yaşamasından kaynaklanmaz. Münihliler oraya seyahat etmeye alışıklardır ve İtalyanca konuşup anlamaları garip kaçmaz. Bavyera’nın bu kentinde bine yakın İtalyan mutfağı sahibi restoranlar da bu birbirlerine olan bağlılığa katkıda bulunmaktadır.

Bayerische Staatsoper

Katoliklerin çoğunlukta olması da kenti tanımlıyor. Gökdelenler yerine Belediyenin neogotik kuleleri, katedralin kulelerinin yeşil kubbeleri ve, kentin en eskisi olan, Aziz Petrus kilisesinin kulesi Münih’in ‘skyline’ını belirlemekte. Küçük Aziz Jean Nepomuceno, veya Asamkirche kiliselerine rokoko dekorasyonunu hayranlıkla izlemek için hem turistler hem de sessizliğe gömülmüş vaziyette dua etmek için Münih halkı da girer.

Müziğe düşkünlük sokakta da gözlenmekte. Kent sakinleri, İkinci Dünya Savaşında yıkılan, Bavyera Eyalet Operasının tekrardan inşasını 20 yıl boyunca finanse etmekten hiçbir şekilde kaçınmadılar. Zamanında Richard Wagner tarafından yönetilen Tiyatro, Almanya’nın en çok prestij sahibi ve programlarının kalitesinden dolayı dünyanın en fazla tanınanlarından biridir.

Ludwig Beck mağazalarının müzik departmanı müdürü Thiemo Brüll şu şekilde ifade eder, “Bavyera’da klasik müzik için büyük bir aşk geleneği mevcuttur”. Marienplatz’daki mağaza dünya düzeyinde bu müzik tarzında çok geniş bir CD ve DVD çeşidine sahiptir. Yayınlanan her eser için en azından bir kopya saklar. “Münih’te müzik için bir saygı havası var. En önemli sanatçılar buraya çalmaya geliyor, sokakta da müzisyenlerle karşılaşıyorsunuz ve mağazalarda küçük resitallerle sanatçılarla temasa geçmeye çalışıyoruz”, şeklinde ilave ediyor.

Ryan Inglis bu müzisyenlerden biri. Büyük Britanya’da müzik öğretmeni, periyodik olarak Münih’e gelerek, kulüplerde kayıt ve yarışmalarla konserler veriyor. Kendisini, Residenz müzesinin bahçesi olan Hofgarten’de buluyoruz. Çalmadığı zamanlar, country ve Janis Joplin hayranı bir Hollandalı diğer şarkıcı ile burada çalıyorlar.

Sanat sokakta, ve onun altında. Ingo Maurer’in tasarladığı lambalar kentin en çok dikkati çeken metro istasyonlarını ve yeraltı alternatif kültür hareketini aydınlatıyor. Jordi Orts turistlere saraylarda rehberlik yapıyor, fakat kentin en hareketli mahallerinde de gezdiriyor, bu arada bize Queen grubunun lideri Freddie Mercury’nin yaşadığı sokağı işaret ediyor. “Seksenli yıllarda, Münih Müsikland kayıt stüdyosu çevresinde bir çeşit kültürel akım yaşandı. En önemli sanatçılar buraya kayıt yapmaya geldiler. Fakat duvarın yıkılması ile yaratıcılar Berlin’e taşındılar, çünkü mülk orada daha ucuzdu”, şeklinde açıklamada bulunuyor.

Fakat kültürel endişe taşınmadı. Import Export, Muffatwerk veya Kultfabrik gibi eski endüstriyel tesisler günümüzde farklı tarzda konserlerle, çarşılarla, tiyatro eserleriyle, sergilerle, şiir resitalleriyle… çok yönlü bir programlar dizisi sunmaktalar. Herşeye yer var burada.

Mesela kış aylarının Pazar günleri sörf meraklıları için Isar nehrindeki bir kanalda suni bir dalga bile bulabilirsiniz. Niels Jäger şöyle özetliyor: “Kent son yıllarda çok değişti. Münih artık konvansiyonelliği terk etmeye hazır durumda”.

Önemli adresler
Rindermarkt 1
Sendlingerstraße 32
Max-Joseph-Platz 2
Am Olympia Park 2
Fraunhoferstraße 32
Marienplatz 11
Zellstraße 4
Barerstraße 40
Residenzstraße 1
Theresienstraße 35a
Making of
Diğer yolcular 6A
Virgilio Martínez
Şef ahçı ve iş adamı
“Lima’yı bütün yemek lazım”
Görüşmeyi oku >
Liam Aldous
MONOCLE DERGİSİNİN İSPANYA TEMSİLCİSİ
“Madrid yeni bir kültürel yaratıcılık ve eğlence ortamı yaşamak üzere”
Görüşmeyi oku >
Cok Ratih
DANSÖZ VE İŞ KADINI
“Sanat hayattan ayrılamaz”
Görüşmeyi oku >